Yargı AKP'ye bağlandı!


Dün Meclis’ten geçen düzenlemeyle, Türkiye’de yargı hükümete bağlandı. Hem ülke içinden hem de uluslararası platformlardan gelen eleştirilere kulak tıkayan AKP, düzenlemeyi Meclis’ten tekme-tokat geçirerek güçler ayrılığı ilkesini rafa kaldırmış oldu.


(Volkan Algan - soL)
Erdoğan’ın talimatı üzerine Meclis’e getirilen ve siyasi iktidarın yargı üzerinde baskı oluşturacağı anlamına geldiği, güçler ayrılığı ilkesine ters düştüğü için eleştirilen HSYK ile ilgili düzenleme
Meclis’te 20 saat süren bir oturumun ardından geçti. AKP, düzenlemede eleştirileri dikkate alarak bazı maddelerin değiştirildiği propagandasını yaparken gerçek bununla bağdaşmıyor. Düzenleme Adalet Bakanı’na ciddi yetkiler verirken, iktidar baskısının yargı üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanmasına neden olacak. Düzenleme açıkça Anayasa’ya açıkça aykırılık taşırken, artık Türkiye’de güçler ayrılığı ilkesinden söz etmek güç görünüyor.
Meclis'te kan aktı
HSYK düzenlemesi ile ilgili daha önceki komisyon toplantıları AKP’lilerin saldırı görüntülerine sahne olmuş, YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’na AKP’li Zeyid Aslan’ın uçan tekme atması gündemi uzun süre meşgul etmişti. Dün Meclis’e getirilen düzenleme ile ilgili görüşmelerde de kavga çıktı. HSYK düzenlemesi Erdoğan’ın talimatı ve AKP’lilerin yumrukları arasında Meclis’ten geçirildi.
HSYK Görüşmeler sırasında söz alarak kürsüye çıkan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, AKP Burdur Milletvekili Bayram Özçelik’in saldırına uğradı. Bu sırada CHP’li Ali İhsan Köktürk’ün burnu kırıldı.
17 Aralık sonrası
AKP’nin 17 Aralık operasyonları sonrasında yargı üzerinde hakimiyet kurmak planıyla HSYK’da düzenlemeye gitme kararı hem ülke içinden hem de ABD-AB gibi merkezlerden ciddi tepki toplamış, AKP bunun üzerine muhalefetle uzlaşarak anayasa değişikliği yapabileceğini söylemişti.
Ancak bu görüşmelerin tıkanması üzerine düzenlemeyi tek başına yasalaştırma yoluna gitti. Zira AKP her an yeni bir yolsuzluk soruşturması açılması
tehdidiyle karşı karşıya.
Süper yetkili bakan
Dün Meclis’ten geçen düzenlemeye göre Adalet Bakanı, HSYK ve aynı anlama gelmek üzerinde yargı üzerinde tam bir hakimiyet
kuracak. Düzenlemenin en dikkat çeken maddeleri şöyle: HSYK Başkanı (Adalet Bakanı); Teftiş Kurulu Başkanı, başkan yardımcıları ve genel sekreter yardımcılarını atayacak, HSYK Genel Kurulu, yasanın yürürlüğe girmesiyle üye tamsayısının salt çoğunluğuyla toplanacak ve karar alacak, HSYK Genel Kurulu’nun toplantı günü ve gündemini Başkan belirleyecek, Başkan üyelerin hangi dairede asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacağını belirleyecek ve HSYK üyeleri hakkındaki soruşturmaları Başkan, kovuşturmaları Genel Kurul yürütecek.
Bu düzenlemelerle hakim ve savcıların üzerinde Adalet Bakanı’nın gölgesi sürekli hissedilecek. Yolsuzluk operasyonları sonrasında savcılar üzerinde tehdit oluşturmak için düzenlenen bu maddeye göre Adalet Bakanı yani siyasi iktidar, hakim ve savcılar hakkında denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma yapılması işlemleriyle inceleme ve soruşturmaya yer olmadığına ilişkin işlemlere “olur” vermekle görevli olacak. Bu da savcıların iktidarı rahatsız edecek bir soruşturma öncesinde savcılar için baskı anlamına geliyor.
Düzenlemede Teftiş Kurulu Başkanı’nın da Adalet Bakanı’na karşı sorumlu olacağı belirtiliyor. Teftiş Kurulu’nun görevi hakim ve savcılarının görevlerini
kanunlara uygun yapıp yapmadıklarını denetlemek ve görev sırasında suç işleyip işlemediklerini araştırmak ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemlerini yapmak olduğu düşünüldüğünde Bakan’ın, istediği hakim veya savcıyı masum istediğini de suçlu ilan etme tehdidi ortaya çıkacak.
'Kavga dahil her türlü aracı kullanıyorlar'
AKP’lilerin saldırısı nedeniyle burnu kırılan CHP’li Ali İhsan Köktürk, bu yaşananların Başbakan’ın ülkeyi kutuplaştırma siyasetinin bir sonucu olduğunu
belirtti. Köktürk Erdoğan’ın ortamı yatıştırmak yerine saldıran vekillerine sahip çıktığını, özellikle 17 Aralık sonrası hem ülkeyi hem de Parlamento’yu daha fazla gerdiğini söyledi. AKP’nin, Meclis’i kendini meşrulaştırma aracı olarak baktığını belirten Köktürk, iktidarın istediği her türlü düzenlemeyi hakkı-hukuku gözetmeden, gerekirse kavgayı bile göze alarak tüm araçları kullanarak Meclis’ten geçirme yoluna gittiğini belirtti.
Özkök, kendisinin hiç kimseye saldırmamasına,kürsüde saldırıya uğrayan CHP’li Bülent Tezcan’ı korumak için kürsüye çıkmasına rağmen çok sert darbe aldığını söyledi ve bu tür görüntülerin iktidarın bir utancı olması gerektiğini belirtti. Muhalefet olarak yalanlarını ortaya çıkarmalarından iktidarın rahatsız olduğunu, bunun için saldırarak kendilerini engellemeye çalıştıklarını söyleyen Özkök ancak her türlü saldırıya rağmen doğru söylemekten geri durmayacaklarını ekledi.
'Düzenleme Anayasa'ya aykırı'
YARSAV yöneticisi Mustafa Karadağ ise Meclis’ten tekme tokat geçirilen HSYK düzenlemesinin kesinlikle çok önemli olduğunu, geçiştirilecek bir konu olmadığını belirtti. Bu düzenlemenin açıkça Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten Karadağ, bunun kesinlikle kabul edilemez olduğunu söyledi.
Düzenleme ile Adalet Bakanı’nın elinin çok güçlendiğini belirten Karadağ, Teftiş Kurulu Başkanı’nın Adalet Bakanı tarafından atanacak
olmasının Hakim ve savcılar üzerinde çok ciddi bir baskı yaratacağını söyledi. Karadağ, özellikle yolsuzluk operasyonları sonrasında Adalet Bakanı’nın ne kadar siyasi hareket ettiğinin görüldüğünü belirterek, bu süreçte açıkça bunu yapanların, kapalı kapılar altında elinde bulundurdukları yetkilerle neler yapabileceklerini tahmin etmenin zor olmadığını belirtti. Düzenleme ile Adalet Bakanı’nın üyelerin hangi dairede asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacağını belirleme yetkisi aldığına dikkat çeken Karadağ, bunun çok önemli olduğunu ifade etti. HSYK’da dairelerin farklı görevlerinin olduğunu belirten Karadağ, bu yetki ile Bakan’ın istediği konuyu görüşmek için istediği kişilerden oluşandaireler oluşturacağını ve buralardan iktidarın istediği sonuçları alacağını belirtti.
‘Neden soruşturma açılmıyor’
Mustafa Karadağ, son dönemde yolsuzluk operasyonlarını yürüten savcıların yerlerinin değiştirilmesine rağmen haklarında bir soruşturulma
başlatılmamasına da dikkat çekti. Bu savcıların Ergenekon, Balyoz gibi davalarda da görev alan savcılar oldukları için haklarında böyle bir soruşturmaya gidilmediğini çünkü aksi durumda bu davalarda da hükümeti zor durumda bırakacak bir yeniden yargılama gidilmesi gerekeceğini belirtti. Karadağ, bu savcıların soruşturulmama nedenlerinden birinin de AKP’nin bir gün Cemaat’le tekrar ortaklık yoluna gitme ihtimali olduğunu düşündüğünü belirtti.

 http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/yargi-akpye-baglandi-haberi-87926

,

0 comments

Write Down Your Responses

About Me

Powered by Blogger.

Blog Archive